Çocuk Evin Aynasıdır
Çok severim bu atasözünü. Çocuk evin aynasıdır. Çocukların hâl, hareket hatta karakterlerine bile dikkatlice baktığımız zaman ebeveynleri hakkında çok gerçekci ipuçları elde edebiliyoruz. Fakat çocukların verdiği ipuçları bizi şaşırtabiliyor.
Örneğin içine kapanık bir çocuğun anne-babasının da içine kapanık olduğunu düşünebiliyoruz. Oysa çocuk; anne-baba içine kapanık olduğu için çekingen olmuyor. Anne veya baba veya her ikisi de fazlasıyla otoriter olduğu çocuk üzerinde baskı uyguladığı için çocuk içine kapanık olabiliyor. Sinirli ebeveynlerin sinirli çocukları olur diye düşünebiliyoruz. Oysa sinirli anne-babaların korkak, pısırık çocukları olabiliyor. Tıpkı ayna gibi aynen gösteriyor fakat tersten.
Karakter gelişimi erken yaşlarda tamamlanıyor. Doğru, yanlış, günah, sevap vb kavramlarımız çocuklarımıza hemen hemen aynen geçiyor. Hatta cimrilik, cömertlik, merhamet gibi kavramlar için de anne-babadan miras kalıyor diyebiliriz.
Çocuğun güzel ve akıcı konuşması heyecanlı değil sakin konuşması ev içinde anne-babanın kardeşlerin iletişimlerinin nasıl olduğu hakkında çok güzel ipucu verebiliyor.
Çocuğun karşıdakini dinlemesi, bunun için özen göstermesi evde kendisini dinleyenlerin olduğu ve dinleyenlerin söylediklerine değer verdiklerinin bir göstergesi olabiliyor.
Şu şöyle olabiliyor, bu böyle olabiliyor. (Cümlelerimizin kesin ifadeler olmamasına lütfen dikkat ediniz. Psikolojide belirli sebeplerin belirli sonuçları kesin olarak getirdiği gibi bir bilgi yoktur.) Asla şu şöyledir, bu böyledir diyemiyoruz. Aileler zaten yapılması gerekenin ne olduğunu biliyorlar. Bu yazıyı okuyanlar da evde sakin konuşulması, aşırı otoriter olunmaması, (demokratik olunması) öfke patlamalarının yaşanmaması, çocukların değer verilerek dinlenmesi gerektiğini biliyorlar.
Saygın bir avukat; çok başarılı. Bir de kardeşi var ki sokaklarda yaşıyor ayyaş. Avukata soruyorlar nasıl yaptın? Nasıl böyle başarılı olabildin? Babam sayesinde diyor avukat. Ayyaş kardeşine soruyorlar neden bu hale geldin? Babam yüzünden diyor. Babasının içki içen, eve gelip annelerini döven çalışmayan bir alkolik olduğunu söylüyor. Ben de o evde büyüdüm. Ne bekliyordunuz diyor. Avukat da aynı babayı tarif ettikten sonra. Ben babam gibi olmayacağım dedim’ kendi kendime. Ve çalıştım bu hale geldim diyor.
Evet sonuçta hepimiz özgürüz, tercihlerimiz hayatımızı oluşturuyor. Çocuklar da bir yaştan sonra tercihlerini kullanarak yaşıyorlar. Anne babalara düşen sadece çocukların işini kolaylaştırmak veya zorlaştırmak konusunda bir seçim yapmak.
Vesselam.
Şahlan Mustafa Çimi
Bu Sayfa 51 Kere Okundu



