Mhp Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı Genel Kurulda Konuştu:
Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı 04.06.2009 tarihinde TBMM Genel Kurulunda Konuşma Yaptı. Konuşmanın Tam Metni:
Yaşanmakta olan kriz, zaten kırılgan bir yapıda bulunan Türkiye ekonomisinin bütün göstergelerine ağır bir hasar vererek, üretim yapısını tahrip etmiştir.
2008 yılının son üç aylık döneminde millî gelir yüzde 6,2 oranında küçülmüştür. Sanayi üretimi tam anlamıyla yere çakılmış, 2009 yılının ilk üç ayında da yüzde 20′nin üzerinde daralmıştır. İmalat sanayi kapasite kullanım oranları da 2009 yılının ilk dört ayında yüzde 60′lar seviyesine gerilemiştir. Bu durum, Türk ekonomisindeki 2009 yılı ilk çeyrek büyümenin iki haneli eksi rakam olarak çıkma ihtimalini ortaya koymaktadır.
Dış ticaretteki daralma her geçen ay büyüyerek devam etmektedir. 2009 yılının ilk dört ayında ihracatımız yüzde 27,9; ithalatımız ise yüzde 42 oranında azalmıştır. İhracatımız 2009 yılında her geçen ay daha da yüksek oranda azalmakta olup, bu azalmanın, son açıklanan TİM verilerine göre mayıs ayında yüzde 40′lara yükseldiği görülmektedir.
Bir diğer sorun alanı kamu maliyesinde görülmektedir. Bütçe açığı kâbus gibi geri dönmüş, 2009 bütçesinde 10,4 milyar TL olarak tahmin edilen açık daha ilk dört ayda 20 milyar Türk Lirasını aşmış olup, bu yıl 70 milyar liranın bile üzerinde çıkması beklenmektedir.
Yaşadığımız ekonomik kriz kamu gelirlerini de etkilemiştir. Vergi, sosyal güvenlik prim ödemelerinde ciddi gerileme bulunmaktadır. Ekonomik kriz ve yaşanan durgunluk nedeniyle başta KDV, ÖTV ve kurumlar vergisi olmak üzere vergi gelirleri 2009 yılı hedeflerinin çok gerisinde kalmıştır.
Ekonomik krizin en ürkütücü sonucu işsizlikteki patlamadır. Son olarak açıklanan şubat ayı işsizlik verileri âdeta savaş yılları rakamları gibidir. Şubat ayında resmî işsizlik oranı yüzde 16′yı aşmış, gerçek işsizlik ise yüzde 25′lere dayanmıştır.
Şimdi, Hükûmete ve Sayın Başbakana sormak lazımdır: Krizin etkilerini az ölçüde hissetmekten anladığınız üretimin felç olması, fabrikaların kapanması, işsizliğin kontrolden çıkması, iflaslar ve sosyal çalkantılar mıdır?
Tabii, onlar için işsizlik yoktur. Onlara göre işsiz sayısı ev hanımlarının iş aramaya başlaması nedeniyle artmıştır. Bu teşhis Sayın Bakan size ait. Aralık ayında ev hanımlarının bir önceki yılın Aralık ayına göre 700 bin kişi azaldığını söyleyerek, işsizlikteki artışı ev hanımlarının iş aramaya başlamasına bağladınız.
Şimdi size soruyorum: Peki, şubat ayında neye bağlayacaksınız? Şubat ayında geçen yılın Şubat ayına göre ev hanımlarının sayısı aynıdır. Lütfen Sayın Bakan, bunu açıklar mısınız?
Onlara göre altı da çizilerek kriz teğet geçmektedir. Krize “Teğet geçiyor” diyenlerin ya geometri dersi alarak daire nedir, çap nedir, doğru nedir, teğet nedir öğrenmesi lazım veya “İktisada giriş” dersi alıp, ekonomik gelişmelerden bir parça anlaması lazım ya da bir göz mütehassısı ile kulak ve burun mütehassısına bir görünmesi gerekmektedir.
Hükûmetin şimdiye kadar bölük pörçük, parça parça “Paket” adı altında kamuoyuna açıkladığı tedbirler politik bütünlük ve tutarlılıktan yoksundur.
Tasarının geneli hakkında AKP adına konuşan Değerli Milletvekili Arkadaşımız birçok tedbirler alındığından bahsetti, üç yıl için 54 milyar liraya varan destekten bahsetti. Acaba bu destekler kime yansıdı? Kimin cebine girdi? Ben buradan soruyorum: Çiftçinin cebine giren bir şey var mı değerli arkadaşlarım? Tam tersine, o “tedbir” diye bahsettiğiniz önlemlerden birisi, çiftçinin tarımsal desteklerinde yüzde 10 kesintiye gitmek oldu. İlk dört aylık bütçe gerçekleşmelerine baktığımız zaman tarımsal desteklemelerin geçen yılın ilk dört ayına göre yüzde 15′e varan azaldığı görülmektedir; siz hangi destekten bahsediyorsunuz? Süt üreticileri, et üreticileri ne durumda, çiftçi ne durumda biliyor musunuz? Başbakanın uçağının vergisini kaldıracağınıza, öncelikle şu çiftçinin gübresinin, temel girdilerinin vergisini kaldırın da onu görelim.
Peki, emekliye, işçiye, asgari ücretliye yansıyan bir şey var mı değerli arkadaşlar bu tedbirler içerisinde? Maaşlarında 20-30 liralık bir zam yapıldı, bunun dışında yapılan bir şey var mı? Sizlere soruyorum. Asgari ücretli, emekli 500 lira, 600 lira gelirle kıt kanaat geçinmeye çalışıyor; bunlar için yaptığınız gelir artırıcı bir önlem var mı? Yok. O hâlde birbirimizi kandırmayalım. Nüfusumuzun büyük çoğunluğunu teşkil eden çiftçimiz, esnafımız, emeklimiz, memurumuz, işçimiz, asgari ücretlimiz krizden gerçekten muzdarip durumda. Bir an önce bunlara yönelik gelir artırıcı önlemlerin alınması gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz tasarı vergi kanunlarıyla ilgili birçok konuya ilişkin hükümler içermektedir. Bugüne kadar sağlıklı bir vergi reformu yapılamadığı için, vergi adaleti sağlanamadığı için ve geniş bir kesimden vergi toplanamadığı için, yük, işçinin, memurun ve asgari ücretlinin sırtında kalmıştır. Çalışanın ödediği vergiler sürekli artmaktadır. 2004 yılında 9 milyar 451 milyon lira olan gelir vergisi toplamı 2008 yılında 19 milyar 942 milyon liraya çıkmıştır. Böylece, beş yıllık süreçte çalışanlardan stopaj yoluyla kesilen gelir vergisi tutarı 76 milyar 537 milyon lirayı bulmuştur yani Türkiye genelinde toplanan gelir vergisinin yaklaşık yarısı ücretlilerden alınmaktadır. Kayıt dışı ekonomi ve kayıt içindeki işlemlerin vergilenememesi nedeniyle Türkiye’de toplanamayan verginin yılda 20 milyar lirayı aştığı, çeşitli nedenlerle kayıt dışı istihdamın hazineye maliyetinin de 15 milyar liralık prim kaybı olduğu ifade edilmektedir.
Vergi, vatandaşların mutlu ve müreffeh yaşabilmeleri için devletin elinde olan en önemli araçlardan birisidir. Nitekim devletler ekonomiye, özellikle maliye politikası araçlarından birisi olan vergi politikalarıyla müdahalede bulunmaktadır. Rasyonel ve modern vergi politikasının temel amacı, devlete gelir sağlarken vergi yükünün toplumun çeşitli kesimleri arasında mümkün olduğu kadar adaletli dağıtılmasıdır. Modern vergicilik, mali amaçlar dışında, gelir dağılımı farklılıklarını azaltmak, yatırım eğilimi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak, tasarruf yatırım dengesine katkıda bulunmak, işsizliği önlemek, bölgesel dengesizlikleri azaltmak, iktisadi ve mali istikrarı gerçekleştirmek gibi sosyal ve ekonomik amaçları da kapsamaktadır. Diğer taraftan, vergi sistemi ve mevzuatı mali sorunların çözümünde çok önemli araçlardan birisi olmakla, vergi kanunlarına ne denli iyileştirmeler ve vergi almaya yönelik yeni düzenlemeler yapılırsa yapılsın, düzenlemeler vergi idarelerince ve mükelleflerce iyi bir şekilde kavranıp etkin bir şekilde uygulamaya konulmazsa başarılı olunması mümkün değildir.
Hiç vergi vermeyen, ülke kalkınmasında engelleyici rolü olan ve ekonominin önemli bir kısmını oluşturan kayıt dışı sektörde yıllardır ülke gündemini en çok meşgul eden konulardan biri hâline gelmiştir. Devletin bu sektörden vergi toplayamaması büyük gelir kayıplarına neden olmaktadır. Vergi kaçakçılığının zararını kaçakçılık yapmayan ve vergisini düzenli ödeyen kayıtlı mükelleflerden çıkarmaya çalışmak da, bu da vergi adaleti prensiplerinin sistem içinde hiç uygulanamaması sonucunu doğurmaktadır.
Haber: Konyanın Sesi Haber Merkezi

--Toplam Okunma: 48 --Bugünki Okunma: 1 --
Konya Haber Kategorisindeki Son Gönderiler
- BBP Karaman İl başkanı Abdi Emin AYDOĞDU basın açıklaması yaptı
- Vali Doğan’dan Bozkır’da Bulunan Belgelerle İlgili Açıklama
- Balyoz Darbe Planı Belgeleri Seydişehir Kaymakamında
- Mete Tunçay: ‘Laiklikte, Sabetaycılık etkili oldu’ Yazı Dizisi - 2
- Mete Tunçay: ‘Atatürk dönemi yargısı içler acısı’ -Yazı Dizisi
- Kubilay'ı şeriatçılar değil, Ergenekoncular öldürdü.
- Seydişehir AK Parti Su Sorununu Kim Çözdü Açıklaması..
- Alperenler’den Yazıcıoğlu’na Gönülden Bir Hatim
- Osmanlı 200 ırkı 623 yıl idare etmiştir!
- Hemşehrimizden SIFIR (ÖLÜ) GİBİ ! Satılık Reno
- Bir Şarkısın Sen-Konyadan Aslıhan Demirbaş
- Dr. Fatih Soydemir: Afrika açlık sınırında.
- Dr. Güçlü:Milli, manevi ve yerel değerlerimizi esas alıyoruz
- Karaman Büyük Birlik Partisi G.Ö.R Projesini Anlatıyor..
- AKP İl Başkanı Mustafa Çevik istifa etti.
