Konya Haber |

Ak Parti Döneminde Yolsuzluk İddiaları

Ak Parti Döneminde Yolsuzluk İddiaları

Konya Milletvekili  Mustafa Kalaycı  17.11.2009 Tarihinde Tbmm  Genel Kurulunda Yolsuzluk Ve MedaÅŸ’ın ÖzelleÅŸtirilmesi İle İlgili bir KonuÅŸma Yaptı. Konumasında:

Ak Parti Dönemine Yolsuzluk İddiaları Damgasını Vurmuştur
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev yetkilerini belirleyen Anayasa’nın 87′nci maddesinde, yasama ve diÄŸer görevlerinin yanı sıra Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek, bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek de görevleri arasında sayılmaktadır. Bu durumda, kamu idarelerinin denetiminde yararlanılmak üzere Sayıştay tarafından hazırlanması gereken dış denetim raporlarının sunulmaması nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevini gerektiÄŸi ÅŸekilde yapamadığı görülmektedir.
Sayıştay, 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uyumlu olmadığı, 5018 sayılı Kanun’a uyumlu yeni Sayıştay kanununun çıkarılmamış olması nedeniyle, dış denetimi 5018 sayılı Kanun hükümleri doÄŸrultusunda yapamadığı ve öngörülen raporları hazırlayamadığı görüşünü savunmaktadır.
5018 sayılı Kanun’un da bir kanun olduÄŸu, kanunla verilen görevlerin yapılması gerektiÄŸi düşüncesiyle, Sayıştayın görüşüne tam katılmamakla birlikte, beÅŸ yıldır yeni Sayıştay kanununun çıkarılmadığı da bir gerçektir.
AKP hükûmetlerinin bugüne kadar bu konuya eÄŸilmemesinin, bu düzenlemeyi yapmamasının, malum, hükûmet hangi kanunların çıkarılmasını isterse o kanunlar Türkiye Büyük Millet Meclisinde çıkarılmakta olup, beÅŸ yıldır yeni Sayıştay kanunu çıkarılmasını saÄŸlamamasının nedeni, AKP’nin denetim ve teftiÅŸ konusuna yaklaşımında ve yolsuzlukla mücadele anlayışında aramak gerekmektedir.
AKP’nin denetim ve teftiÅŸe alerjisi bulunmaktadır. Denetimi, teftiÅŸi, denetlemeyi sevmemektedir.
Nitekim, AKP iktidara geldiÄŸinde ilk yapmak istediÄŸi iÅŸlerin başında teftiÅŸ kurullarının kapatılması gelmiÅŸtir. Kamu Yönetimi Temel Kanunu kapsamında teftiÅŸ kurullarının kapatılması yönündeki giriÅŸimi, o dönemdeki CumhurbaÅŸkanının yasayı veto etmesi ve kamuoyunda oluÅŸan tepki sonucu engellenmiÅŸtir, ancak AKP bu düşüncesinden vazgeçmemiÅŸ, toptan yapamadığı bu düzenlemeyi bu defa bakanlık ve kurumların teÅŸkilat yasalarında gündeme getirmektedir. Henüz AKP’nin hışmına uÄŸramayıp faaliyet gösteren bakanlık ve kurum teftiÅŸ kurullarının geleceÄŸi belirsiz bir duruma sokulmuÅŸtur.
Müfettişler yıldırılmakta, iktidarın yanlışlarıyla ilgili düzenlenen raporlarda yer alan önerilerin yerine getirilmesi yerine bu raporları düzenleyen denetim elemanlarıyla uğraşılmaktadır. Böylelikle denetim ve teftiş faaliyetlerini etkisiz bir hâle getirmeyi ne yazık ki AKP başarmıştır.
AKP’nin iktidar dönemi, hem merkezî idarede hem de mahallî idarelerde yolsuzluk iddialarının arttığı, bu iddiaların partinin yönetim kademesine kadar uzandığı bir dönem olmuÅŸtur.
Yetimin hakkının korunması edebiyatı yapanlar hak, hukuk tanımaz bir anlayışla hareket etmektedir.
AKP İktidarı döneminde Başbakan, bazı bakanlar, bazı milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri ve bürokratlar, yandaş partili iş adamları ile birlikte her geçen gün yeni bir yolsuzluk iddiasının içinde yer almışlardır. Özelleştirme adına atılan adımların gerisinde daha önce özel ilişkilerle oluşturulmuş bir altyapı olduğu görülmüştür. Gerçekten AKP dönemine yolsuzluk iddiaları damgasını vurmuştur.
Hâlen bir siyasi partinin genel baÅŸkanı olan 58 ve 59′uncu AKP hükûmetlerinde bakan olarak hatta baÅŸbakan yardımcısı olarak görev yapmış olan eski arkadaşınızın daha geçtiÄŸimiz günlerde, 8 Kasım 2009 tarihinde yaptığı açıklamada yer alan iddiaları sanırım hepiniz okumuÅŸsunuzdur.
Ne diyor? “Galataport aslında bir liman projesinden öte bir rant projesiydi. BaÅŸbakan, bildiÄŸiniz gibi, İstanbul’da BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanlığı yapmıştır, rant iÅŸini de çok iyi bilir. Galataport hadisesi cumhuriyet tarihinin en büyük imar rantını ifade eden bir hadiseydi ve Galataport’u ben engelledim.” diyor ve devamında soruyor: O dönemde basın mensupları BaÅŸbakana Sami Ofer’i görüp görmediÄŸini sordu, önce hiç görmediÄŸini söyledi, sonra da görüştüğü anlaşılınca açmaza çıkacağını anladı ve Davos’ta bir kez görüştüğünü söyledi. Ankara’da hiç görüşmediÄŸini belirtmiÅŸti. “Åžunu soruyorum.” diyor: “Galataport ihalesi verdiÄŸiniz Ofer’le kaç kez görüştünüz? BeÅŸ kez mi, altı kez mi? Bunun cevabını versin, baÅŸka diÄŸer görüşmeleri kendisine bırakıyorum. Ankara Bilkent Otelinde partisinin kuruluÅŸ yıldönümü kutlanırken otelin erzak kapısından yukarı Ofer’i aldınız mı, almadınız mı? Otelde iki saat görüştünüz mü, görüşmediniz mi? Görüştüyseniz ne görüştünüz? Bunları kamuoyuna açıklayın. BaÅŸka hangi ihaleleri verdiniz, bunu da açıklayın. TÜPRAÅž’ın hisse satışı nedeniyle meydana gelen görüşmelerden, gizliliklerden, dönen çarklardan ÅŸimdilik bahsetmiyorum.” diyor.
Bu sözler daha önce AKP’nin önde gelen isimlerden birinin, bakanlık, baÅŸbakan yardımcılığı yapan bir arkadaşınızın iddiaları. AKP milletvekili olmuÅŸ baÅŸka arkadaÅŸlar da birçok yolsuzluk iddiasında bulunmuÅŸlardı. Ancak, akıbetlerini kamuoyu bilmektedir.
48
________________________________________

MEDAŞ’IN ÖZELLEŞTİRİLMESİNDE SORULAR

Değerli milletvekilleri, burada bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. Son günlerde yapılan elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi sürecinde yaşanan gelişmeler birçok soruyu gündeme getirmiştir. Ben bunlardan birini burada anlatacağım.

Meram Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin özelleştirilmesi.
15 Eylül 2008 tarihinde teklifler toplanmıştır.
25 Eylül 2008 tarihinde ihale komisyonunun yaptığı pazarlık görüşmeleri sonucunda en yüksek teklifi 440 milyon dolarla Alsim-Alarko vermiş, ikinci sırada 439 milyon dolarla Kiler Alışveriş Hizmetleri, üçüncü sırada da 438 milyon dolar bedelle Cengiz İnşaat gelmiştir. Rekabet Kurulu 4 Aralık 2008 tarihinde devir iznini vermiştir.

ÖzelleÅŸtirme Yüksek Kurulu tarafından 30 Nisan 2009 tarihinde Alsim-Alarko’ya devrin yapılmasına, eÄŸer bu ÅŸirket yükümlülükleri yerine getirmezse Kiler’e, o da yükümlülüklerini yerine getirmezse Cengiz İnÅŸaat’a satış yapılmasına karar verilmiÅŸtir.

ÖzelleÅŸtirme süreci yürüdü ve geçtiÄŸimiz ekim ayı sonu itibarıyla tamamlandı. Süreç tamamlanırken bir de görüldü ki, Alsim yanına bir ortak almış, ismi olmuÅŸ Alcen! Nasıl mı? Cengiz Holdingle eklemlenmiÅŸ de ondan. Yani “Alcen” ismi Alarkonun Al’ından ve Cengiz Holdingin Cen’inden gelmektedir.

Ticaret Sicil Gazetesi’nde 2 Eylül 2009 tarihinde yayımlanan ilanla Alcen Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri Anonim Åžirketi kurulmuÅŸ. Alsim, Alarko, Alarko Holding, Alarko Fenni Malzeme toplamda ÅŸirketin yüzde 51′ine sahip olurken Cengiz Holding AÅž yine Cengiz Grubuna ait olan Eti Alüminyum ve Cengiz Madencilikte ÅŸirkette yüzde 48,99′luk pay sahibi olmuÅŸ.

Böylece ihalede rakip olan iki firma aynı işi ortak olarak devralmıştır.
Hangi işlemler ihaleye fesat karıştırma anlamına gelir ben sizlere soruyorum değerli arkadaşlarım? İhalede rakip olan iki firmanın kurduğu şirkete devrin yapılmasını doğru buluyor musunuz? Bu uygulama firmaların ihalelere danışıklı olarak girmelerini sağlamaz mı?
BaÅŸka özelleÅŸtirmelerde de bu örnekler mevcut, hatta bu uygulamaya “YandaÅŸ ortaklık” yakıştırması yapılmaktadır. İhaleyi kazanan firmanın yanına bir yandaÅŸ firmanın ortak edildiÄŸi iddia edilmektedir.
Yine doÄŸru mu, gündeme getirdim, Sayın Enerji Bakanımıza sordum, henüz cevap alamadım, bilmiyorum ama, Konya yerel medyasında yer alan haberlere göre Cengiz Holding MedaÅŸ’ın yüzde 49′luk hissesini 300 milyon dolara almış.
Toplam ihale bedeli kaç dolardı? 440 milyon dolar. 300 milyon dolar doğruysa bu özelleştirme çok tartışılır değerli arkadaşlarım.
Buradan AKP yönetimine seslenmek istiyorum: Ofer’ler, Oger’ler, Ali Dibo’lar, Deniz Feneri, BaÅŸbakan ve Bakanların çocuklarının gemileri, yaptıkları iÅŸler, ATV ve Sabahın satışı ve kamu bankalarından saÄŸlanan krediler, sahte faturadan ve hayali ihracattan aklanmalar unutuldu sanmayın.
Türk Telekom’un satışı, Aycell, Aria birleÅŸmesi, TÜPRAÅž hisselerinin satışı, ilaç alımlarındaki yolsuzluk, doÄŸal gaz alımından formül deÄŸiÅŸikliÄŸi, akaryakıt kaçakçılığı, enerji ihalelerinin özel bürolarda pazarlanması, POAÅž’a vergi indirimi, imar deÄŸiÅŸikleri yoluyla rantlar saÄŸlandığı, kapalı kapılar ardında yapılan özelleÅŸtirme pazarlıklarıyla ilgili yolsuzluk iddialarından kurtulduk sanmayın.
Eninde sonunda hakkınızdaki tüm yolsuzluk iddialarıyla ilgili hesap vereceksiniz.
Bunların hepsinin hesabı ilgililerden sorulacaktır. Bundan kurtulmanız mümkün değildir.
Milliyetçi Hareket Partisi toplum hayatını, demokratik rejimi ve ahlaki değerleri tahrip eden yolsuzluklarla mücadeleyi, millî siyaset anlayışının temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte, örtbas edilen her türlü yolsuzluğun ortaya çıkarılarak ilgililerin Türk adaleti önünde hesap vermesini sağlamayı açık bir ifadeyle taahhüt etmektedir.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

mustafa-kalaycı

Share
Bu Yazı  Åžu Ana Kadar   239   Kere Okundu

Konya Haber Kategorisindeki Son Gonderiler

Yorum Kapalı

GiriÅŸ