Gunun Resmi

 

Gunun Videosu

  • Derdim Çok Diyorsanız Bu Video Sizin İçin

    Videoyu Oynat

 

Anket

Ak Partinin Yeni Anayasa Hazırlamasını Destekliyormusunuz?

Loading ... Loading ...
 

Anket

2011 seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?

Anketin Sonuçlarını Gör

Loading ... Loading ...
 

Anket

Konya Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?

Loading ... Loading ...
 

Anket

Sizce Ergenokon Diye Bir Örgüt Var mı?

Anketin Sonuçlarını Gör

Loading ... Loading ...
 
Şahin Çimi |

Mutlu Olmak İstiyorsan Salak Ol.. Ciddiyim..

Küçükken, Babam  salak derdi bana.. Halada öyle der.. Annem ise Paşam diye severdi. Canını sıkmadığım zamanlar hala öyle sever.Yıllar boyunca elbette annemin seviş tarzı hoşuma gitti(paşa olma imkanım yoktu, şimdi üste para verip yapsalar istemem o ayrı konu) Kendimi paşa olarak gördüm.Paşa gibi yaşadım. Çok sonraları ise.. Yaşım Kemale erince.. Babamın tarzı daha çok hoşuma gitmeye başladı.Hatta artık salaklığı bir yaşam stili olarak benimsemek istiyorum.

Sebeplerim vardı. Zeki olmak, her ÅŸeyi bilmek (ee hadi bende itiraf ediyorum Ukalalık), herkes gibi düşünmemek, bir ÅŸeyi kralı da dese, “İNANMADAN EVVEL TESPİT İLE BİR DENE, KENDİN TECRÜBE ETMEDEN BU TAMAM DEME” düsturuna baÄŸlı yaÅŸayışım, manevi olarak beni göklerde uçursa da, maddi olarak hep süründürdü. Yaşım 37 girerken, itiraf ediyorum ki; bir  belki iki tane gerçek dost edinebildim. Bu yaşıma kadar arkadaÅŸlık ettiÄŸim, aynı ortamda bulunduÄŸum, aynı mekanı bir müddet paylaÅŸtığım insanların neredeyse tamamı ile sonradan düşman oldum. Åžu an beni ellerine geçirseler bir kaşık suda boÄŸacak, yada benimle yaÄŸmurlu havada, ben susuzluktan ölürken karşılaÅŸsalar, bir damla su vermeyecek en az  1000  kiÅŸiyi isim isim sayabilirim.Bu durum beni uzun müddet hiç rahatsız etmedi. Çünkü manevi olarak çok mutluydum. Keza araÅŸtırmadan inanmak, bana ve yaÅŸadığım topluma  fikir, bilim, ilim baÄŸlamında bir getirisi olmayan iÅŸlerle uÄŸraşıp gereksiz tiplere kendimi sevdirmektense, araÅŸtırarak, kendim tecrübe ederek, tespit ile deneyerek öğrendiÄŸim ÅŸekilde yaÅŸamak ve beni böyle seven az dost edinmek tercih ettim.

Bu yaşayış şeklim, yukarıda da dediğim gibi, beni manevi olarak uçursa da, maddi bağlamda hep süründürdü. Çünkü bu yaşayış şeklim, girdiğim ortamların neredeyse -hatta neredeyse yi geçelim- hepsinde beni istenmeyen adam ilan ettirdi. Sohbet ortamlarında, herhangi bir konu hakkında tartışırken, haklısın, doğrusun, dediğine yüzde yüz katılıyorum diyenler bile, iş pratiğe gelince, çıkarlarına ters düştüğü için düşmanım oldular. Yukarı da dediğim gibi, yaşım Kemale erince bu beni rahatsız etmeye başladı. Artık genç değildim ve canım sıkılınca mekan değiştiremiyordum. Düşünmeye başladım. Nerede hata yapıyordum ki, böyle oluyordu? Hayatta en sevdiğim şey kendimi eleştirmektir. Kendi zaaflarımı itiraf edebilmektir. Belli Başlı Hatalarımı ve Belli Başlı Yaşama Prensiplerimi alt alta yazdım.

Bunları alt alta yazdıktan sonra oturup düşündüm. Hata nerdeydi? Zaaflarıma baktım. Zaaflarım dostsuz kalmam için, istenmeyen adam ilan edilmem için yeterli sebepler olamazdı. Çünkü o zaafların 1000  katı zaafları olan ama her tarafı seven ve dost kaynayan bir sürü dallama tanıyordum. O zaman hata prensiplerimde miydi? Uzun uzun düşündükten sonra ona da hayır cevabını verdim.

Hata salak olmamamdı.. Okuduğum bir kitaptaki bir söz ve  bir hikaye beni kendime getirdi.. Sizler için alıntı yaparak veriyorum..

SÖZ: KÖRLER ÜLKESİNDE GÖRMEK HASTALIKTIR..

Hikaye: Zamanın birinde Çin de çok zeki akıllı bir imparator yaÅŸarmış.Onun zekası ve aklı sayesinde tüm ülke çok zenginmiÅŸ. En ufak bir sorunları yokmuÅŸ.. Ülkenin karşılaÅŸtığı her sorunu zekasıyla çözen imparator sayesinde refah içinde yaÅŸayıp gidiyorlarmış.. Ta ki günün birinde büyük yaÄŸmur baÅŸlayıncaya kadar.. Öyle bir yaÄŸmur yaÄŸmaya baÅŸlamış ki ülkeye her tarafı sel götürmüş.. İmparator yine aklını  kullanarak gerekli tedbirleri aldırmış ve sel baskınlarını önlemiÅŸ.. Ülke bu felaketten  tek can vermeden kurtulmuÅŸ.. Ama asıl sorunun farkına o zaman varmışlar. Ülkenin bütün su kaynakları o yaÄŸmur suyuyla dolmuÅŸ ve o suyun bir özelliÄŸi varmış. İçen anında aklını kaybedip deli oluyormuÅŸ. Olayın farkına varınca imparator hemen bir emir yayınlamış. Kimse suyu içmesin diye.. Ama susuzluk nereye kadar.. Halk bir gün iki gün derken, baÅŸlamış içmeye.. Aradan haftalar geçmiÅŸ.. Ülkede suyu içmeyip te aklı başında kalan bir kiÅŸi kalmamış.. Sadece saraydaki İmparator ve çevresi kalmış.. Onlar depolardaki eski suyla idare ediyorlarmış. Bu arada aklını yitirip deli olan halk saray etrafına gelip bu aklı başında kalan saray yaÅŸayanlarına “deliler deliler, sizler delisiniz” diye alay etmeye baÅŸlamışlar..Ama hepsi o kadar mutluymuÅŸ ki.. Çünkü deli olmuÅŸlar ve aklı olmayan insanın üzülecek bir ÅŸeyi olmadığı için dertleri yokmuÅŸ. İmparator ümitsizce çare arayışınaymış. Saraydaki tüm vezirlerine, hocalarına, doktorlarına danışmış.. Kimse bu suyun deli ettiÄŸi insanları  tekrar aklına kavuÅŸturacak çözümü bulamamış. En sonunda imparator tüm saray halkını huzuruna toplamış. Dışarıdan o içeni deli eden sudan getirtmiÅŸ.. Ve Son emrini vermiÅŸ.. “Tüm halkın deli olduÄŸu bir ülkede bizlerin akıllı kalması bir fayda getirmez.. İçin ÅŸu suyu”  Ve ilk kendi içmiÅŸ.. Sonrada tüm saray halkı.. O an onlarda akıllarını kaybedip halkın arasına karışmışlar.. Mutlu olmuÅŸlar..

Bu söz ve bu hikayeyi okuduktan sonra dostsuz kalma ve mutsuz olma sebebimi buldum.. Çok bilmenin, düşünmenin, fikir sahibi olmanın deÄŸerli olabilmesi için yaÅŸadığın toplumun yüzde  elliden fazlasının öyle olması gerekiyor. Yoksa bunların bir kıymeti kalmıyor.. Hele hele bizim ülkemiz gibi, yapılan iÅŸin iyi ve yapıcı olmasının deÄŸil de, iÅŸi kimin yaptığının önemli olduÄŸu bir ülkede.. Cık… Akıllı olmak akıl iÅŸi  deÄŸil..Artık karar verdim. babamın yıllar önce bana biçtiÄŸi salaklık kılıfına gireceÄŸim.. Artık bende mutlu olmak istiyorum….

Demek ki babam yıllar önce anlamış nasıl mutlu olunur ve bana mesaj vermiş. Geçte olsa anladım şükürler olsun. Artık babamın sözünden çıkmayacağım..  Bu vesile ile hayatımın bu anına kadar bir şekilde kazandığım tüm düşmanlarıma bir çağrı yapıyorum:

Sevgili Düşmanlarım.. Şu an itibari ile futbol ile ilgilenmeye başladım. Yakında tüm Avrupa takımlarının kadrosunu isim isim hatta baba ana ismi de dahil sayabilir duruma geleceğim,  Kitap-Gazete okumayı bıraktım, TV de haber de seyretmeyeceğim artık, En büyük Fener.. Vatan millet de Sakarya bundan sonra.. Bilgisayar ile teknik olarak ilgilenmeyi, tarih okumayı da bıraktım. Artık İki büyük TV kanalında ne derlerse sabah ona inanmaya başlayacağım.  ARTIK BENİ SEVEBİLİRSİNİZ.. BENDE SALAĞIM ARTIK..

Ah baba ah.. Sen ne büyük adamsın.. Yıllar önce senin bana biçtiÄŸin kılıfa girip salak olsaydım keÅŸke..Her dediÄŸin çıkıyor. Bak Buda çıktı… 10 sene Önce deselerdi ki sen BEN SALAÄžIM yazacaksın.. Cinayet çıkardı.. Bak oda oldu..Ne yaparsın.. Artık bende mutlu olmak istiyorum.. Getirin Lan Åžu Suyu.!!!

Şahin Çimi

  • Share/Bookmark

Bu Sayfa 173 Kere Okundu

Tags: , , , , , ,

Yorum yaz

KÜNYE :
Site Sahibi : Şahlan Mustafa ÇİMİ
Genel Yayın Yönetmeni : Şahlan Mustafa ÇİMİ
Editor : Şahlan Mustafa ÇİMİ
Telefon: 0 505 259 24 03
Site İletişim Maili: sahlancimi@hotmail.com